İlim Talebesi Davetçi Olmalıdır

Allâme Şeyh İbn Useymîn rahimehullah'a soruldu:

Soru: Fazîletli Şeyh, aynı zamanda da'vetçi de olabilmeleri için ilim talebelerine yönlendirmeleriniz nelerdir? Zira onlar ilim talep etmeye muhtaç olan ve bu meşguliyetleri de kendilerini da'vetten alıkoyan kimselerdir.

Cevap: İlim talep etmeksizin yapılan da'vette bir hayır yoktur. Yani, bu da'vette pek çok hayrın kaçmasına sebep olur.

İlim talebesine ilim öğrenirken Allah'a da'vet etmesi de vâciptir. Bu ilim talebesini, içerisinde ilim talep ettiği mescidden yüz çevirmiş bir adamı gördüğünde onu Allah'a da'vet etmesine engel olan şey nedir?! Bazı ihtiyaçlarını karşılamak için çarşıya çıkmışken orada Allah azze ve celle'nin dînden yüz çevirmiş bir adama rastladığında onu Allah'a da'vet etmesine engel olan şeyde nedir?!

Medresede iken umursamaz talebelerden birini gördüğünde onun elinden tutarak Allah'a da'vet etmesine engel olan şey nedir?!

Asıl problem, bir ma'siyet yahut bir emrin terki ile kendisine aykırı davranan birini gördüğünde insanın, o (kişiden) hoşlanmayıp ona öfkelenmesi, ondan uzaklaşması ve onun düzelmesinden yana ümitsiz olmasıdır. Allah subhânehu bize sabredip ihtisâb etmeyi beyân edip açıklamıştır.

Allah Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'e şöyle hitâp etmiştir: "O halde ey Rasûlum! O üstün azîm sahipleri olan peygamberler nasıl sabrettilerse, sen de öyle sabret" (Ahkâf Sûresi, 35 ). İnsanın üzerine sabredip ihtisâb etmesi vâciptir. Eğer kendisi hakkında ve kendisine karşı zillet ve hakaretten herhangi bir şey görürse bunun Allah uğrunda olduğunu bilsin.

Zira Nebî sallallahu aleyhi ve sellem'in cihâdda parmağı kanamış ve bunun üzerine de şöyle söylemişti:

"Sen ancak kanayan bir parmaksın ki Allah yolundadır bütün başına gelen(Buhârî, Kitâbu'l-Cihâd; Müslim, Kitâbu'l-Cihâd)


(Kitâbu'l-İlm, 195)

PAYLAŞ
«Onların etrafında doldurulmuş kadehler dolaştırılır. O içki ne rahatsızlık verir ne de sarhoş eder. Yanlarında da el değmemiş, yalnız kendilerine göz dikmiş, iri gözlü hûriler vardır. » (Saffat/46-47-48)
Bir Müslüman bir ağaç diker de onun mahsulünden bir insan yahut hayvan yerse, muhakkak o yenilen şey, ağacı diken kimse için bir sadaka olur. (Buhari 13/6005, Müslim 1552/8)
İmam Ahmed b. Sinan el-Kattân –rahimehullah- der ki: "Dünyada ne kadar bid’atçi varsa, mutlaka hadis ehline buğzeder. Çünkü adam bid’at ortaya koydu mu kalbinden hadisin lezzeti sökülüp, alınır." (İmam Nevevî: "et-Tezkira".)